60 yaşından sonrasında her iki erkekten biri bu problemi yaşıyor!

60 yaşından sonra her iki erkekten biri bu sorunu yaşıyor!

BPH’nin tedavisine erken dönemde başlanması icap ettiğini belirten Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, ilerleyen BPH hastalarında böbrek yetmezliği, mesane taşları ve buna bağlı komplikasyonlar şeklinde birçok sıhhat probleminin yaşanabileceğine dikkat çekiyor.  BPH, erkeklik hormonu olan testosteron hormonunun ilerleyen yaşlarda düzeyi azalırken prostat dokusunda artmasına bağlı olarak gelişiyor. Bundan dolayı ilerleyen yaş en mühim risk faktörü. Öte taraftan genetik geçiş de mühim bir rol oynuyor. Birinci aşama akrabalarında BPH olan erkeklerde bu hastalığın oluşma oranı artıyor.

Emareler şiddetlenebiliyor

Prostat bezi, üretrayı (vücudun idrarını dışarı taşıyan tüp) çevrelediğinden prostat büyümesi tüpün tıkanmasına niçin olabiliyor. Bu hastalık, idrar akışında yavaşlama yada birikme, idrara çıkma zorluğu, sık idrara çıkma, ani idrara çıkma ihtiyacı ve idrar yapmak için gece sık sık uykudan uyanma şeklinde şikayetlerle ortaya çıkıyor.

Emareler ilerledikçe genişleyen prostatın üretrada tıkanıklık yapabileceğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, oluşabilecek sıhhat sorunlarını “Mesane taşları yada mesane enfeksiyonu oluşabilir. Mesaneden tam boşaltılamayan idrar sebebiyle oluşan geri tazyik, böbreklere zarar verebiliyor. İdrar borusunun ani tıkanması ise, idrara çıkmayı olanaksız hale getirebilir.” diyor.  İyi huylu prostat büyümesi kanser değildir!

İyi huylu prostat büyümesinin kanser olmadığına ve kansere zemin hazırlamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Sadece bir hastada hem BPH hem de kanser olabileceğini belirterek muayene ve tetkikler yapılarak tanı konulması icap ettiğini belirtiyor.

Hastalığın şikayetlerine bağlı olarak değişik tedavi şekilleri bulunduğunu belirten Prof. Dr. Sofikerim;   “Hafifçe semptomları olan hastalar, gözlem altında tutulur, tedavi de gerekmeyebilir. Sadece emareler şiddetliyse, bir takım tedavi seçeneği vardır.

Ilk olarak ilaç tedavisi uygulanabilir. Prostat bezinin büyümesini etkileyen hormon dihidrotestosteron (DHT) üretimini yavaşlatan ve prostattaki kası gevşeterek idrar tüpü üstündeki baskıyı azaltan ilaçlar kullanılabilir. İdrar akışını bloke eden prostat dokusunu çıkarmak için ise bazı cerrahi işlemler de uygulanabilir.”

Sinirlere hasar vermiyor

Bu tedavilerin yanı sıra son yıllarda prostatın boyutunu etkili bir halde azaltan ve idrar tıkanıklığını hafifleten, sadece sıhhatli dokuya cerrahi müdahaleden daha azca zarar veren yeni yöntemler tercih ediliyor.

Bu yöntemlerin hastanede kalma süresini kısalttığını, yan tesirleri azalttığını ve iyileşme süresini hızlandırdığını kaydeden Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Bu tedavilerden birisi de HoLEP yöntemidir” diyerek şöyleki devam ediyor:

“Holmium Lazer ile meydana getirilen prostat ameliyatı HoLEP (lazerle prostat çıkarılması) yöntemi ile iyi huylu prostat tedavisi başarı göstermiş bir halde tedavi edilebilmektedir. HoLEP, idrar kanalından girilip holmium lazer kullanılarak meydana gelen bir prostat ameliyatı.

Bu yöntem kapalı olarak gerçekleştirilmesine karşın açık prostat ameliyatına benzer bir metotla prostatın tamamı alınır. Ameliyat esnasında spinal anestezi kafi olmaktadır. Prostat hastalığına cerrahi tedavi kabul edilen tüm hastalar HoLEP için uygun aday sayılabilirler.
Bu yöntem tüm prostat boyutlarında uygulanabilir. Hasta idrar yaparken yanma hissi yaşamaz. Sinirleri hasarlar görmediğinden cinsel fonksiyonlarında da bir problem oluşmaz. 

HoLEP yöntemiyle hastanın ameliyatın ertesi günü taburcu edilebildiğini ifade eden Prof. Dr. Mustafa Sofikerim, “Hastalardan 24 saat şeklinde kısa bir sürede sonda alınır ve düzgüsel hayatlarına başlayabilirler.” diyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.