Aç karnına 1 tatlı kaşığı çörek otu yerseniz…

Aç karnına 1 tatlı kaşığı çörek otu yerseniz...

 

Çörek otunda bulunan timokinon, karvakrol, t-anetol ve 4-terpineol şeklinde çeşitli bileşikler, antioksidan özelliklerini en iyi hale getirir. Meydana getirilen bir gözlem emek vermesi, çörek otu yağının bununla beraber bir antioksidan görevi gördüğünü ortaya koydu.

 Kolesterol, vücutta bulunan yağ benzeri madde, her ne kadar yararlı olsa da kanınızda yüksek miktarlarda birikebilir ve kalp hastalığı riskini artırır. Çörek otu, kolesterolü düşürmede en etkili gıdalardan biri olarak öne çıkıyor.

Meydana getirilen emekler, çörek otu takviyesinin hem toplam hem de “fena” LDL kolesterolün düşüşünde etkili olduğu ispatladı. Üstelik trigleseritlerde de görülen mühim orandaki düşüş, kalp damar sağlığı üstündeki büyük etkilerini ortaya koyuyor.

Fakat meydana getirilen bu çalışmada, çörek otu yağının daha yararlı olduğu tespit edildi. Çörek otu tohumu ise iyi kolesterol seviyelerinin artışında rol oynadığı ortaya çıkarıldı.

57 diyabetli hastada meydana getirilen bir başka emek harcama ise bir yıl süresince çörek otu tükettiklerinde toplam ve LDL kolesterolü düşerken HDL kolesterolün yükseldiğini keşfetti. Son olarak ise diyabetli 94 kişide meydana getirilen çalışmada, 12 hafta süresince günde 2 gram çörek otu almanın da benzer neticelerle ilişki olduğu tespit edildi.

Çörek otu, kanser şeklinde hastalıkların gelişimine katkıda bulunan özgür radikalleri etkisiz hale getiren antioksidanlar yardımıyla yaşamı tehdit eden bu hastalığı ortadan kaldırır. Meydana getirilen laboratuvar emekleri, çörek otu ve içeriğindeki bileşik timokinonun potansiyel olarak bir anti-kanser bulunduğunu keşfetti.

Mesela; timokin isminde olan bileşiğin kan kanseri hücrelerinde hücre ölümünü sağlamış olduğu tespit edildi. Başka bir emek harcama ise çörek otu özünün meme kanseri hücrelerinin etkisiz hale gelmesine destek olduğu fark edildi.

Hastalığa yol açan bakteriler, kulak enfeksiyonlardan zatürreye kadar birçok tehlikeli hastalığa rol oynuyor. Bazı laboratuvar emekleri ise çörek otunun haiz olduğu antibakteriyel özelliğin, bu bakteri çeşitleriyle savaşmada etkili bir yöntem olabileceğini ortaya koyuyor.

Bir tür cilt enfeksiyonuna yol açan stafilokokal adlı bakteriye karşı bebeklerde bölgesel olarak uygulanan çörek otunun, antibiyotik kadar etkili olduğu tespit edildi. Bir başka çalışmada ise diyabetik hastaların yaralarının tedavisinde zor ve antibiyotiklere dirençli olan Staphylococcus aureus adlı bakteriyi izole etti.

 Vücutta yaralanma ve enfeksiyona karşı olarak verilen naturel tepki olan iltihaplanma, kronik hale ulaştığında kanser, diyabet ve kalp hastalığı şeklinde birçok hastalığı tetikleyebilir. Çörek otu ise birçok insan için kuvvetli anti-inflamatuar etkilere haiz olduğu kabul ediliyor.

Karaciğer, yaşamsal bir organ olarak toksinleri uzaklaştırır, ilaçları kan dolaşımına sokar, gıdaları işler ve protein ve kimyasalları üretir. Bu yüzden karaciğer hasarları, çoğu zaman yaşamsal sonuçlara mal olabilir.

Yüksek kan şekeri oranı, susuzluk, ani kilo kaybı, bitkinlik ve konsantrasyon güçlüğü şeklinde emarelerle ortaya çıkabilir. Uzun solukta kontrolsüz şekilde ilerleyen yüksek kan şekeri, sinir hasarı, iyileşmeyen yaralar ve görme kaybı şeklinde büyük sorunlara niçin olabilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.